Anadolu’nun kalbinde, yüksek yaylaların serin havasında, tarihin her döneminden izler taşıyan bir kültür hazinesi: Sivas. Bu şehir, sadece Selçuklu çinilerinin ihtişamı veya Kurtuluş Mücadelesi’ndeki kritik rolü ile değil, aynı zamanda aşıkların sazının telinde hayat bulan bir sanat ve kültür beşiği olarak karşımıza çıkar. Bu rehber, sizi Sivas’ın derinliklerine, görkemli medreselerinden, yayla şenliklerine ve lezzetli mutfağına uzanan bir yolculuğa davet ediyor.
Kültür ve Sanat: Sazın ve Sözün Başkenti
Sivas, Türk Halk Müziği ve Halk Edebiyatı denilince akla gelen en önemli merkezlerden biridir. Âşıklık geleneği bu topraklarda canlı bir şekilde yaşatılır.
- Âşıklar Şehri: Dünyaca ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu Sivas’ın Şarkışla ilçesindendi. Onun “Uzun ince bir yoldayım” deyişi adeta şehrin ruhunu anlatır. Sivas, Aşık Ruhsati, Aşık İlhami gibi daha nice ozan yetiştirmiştir. Her yıl düzenlenen Aşık Veysel Kültür ve Sanat Festivali bu geleneği yaşatmak için düzenlenir.
- Sivas Halk Müziği: Sivas türküleri, Anadolu’nun en zengin repertuvarına sahiptir. “Yürüyorum Dikenlerin Üstüne” gibi yüzlerce türkü bu topraklardan derlenmiştir. Kangal ilçesine has “Çamşıhı Yöresi” türküleri ve sipsi eşliğindeki oyunlarıyla meşhurdur.
- Sivas Kongresi’nin Kültürel Mirası: 4-11 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi, şehrin kimliğine milli bir ruh katmıştır. Kongrenin toplandığı bina (şimdi Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi), bu ruhun somutlaşmış halidir ve şehrin kültürel hayatında merkezi bir öneme sahiptir.
- El Sanatları: Sivas, halıcılık (Sivas halıları meşhurdur), bakırcılık ve çubukçuluk (ağızlık yapımı) gibi geleneksel el sanatlarının da önemli bir merkezidir.
Mimari ve Tarih: Selçuklu’nun Görkemli Mirası
Sivas, Anadolu Selçuklu Devleti döneminde başkentlik yapmış kadar önemli bir şehirdir. Bu dönemden kalan muhteşem eserler, şehrin silüetini şekillendirir.
- Çifte Minareli Medrese: Sivas’ın en ikonik simgesi. Anadolu’nun en büyük medreselerinden biri olan yapı, muhteşem taş işçiliği ve çinileriyle Selçuklu sanatının şaheseridir. Ön cephesindeki süslemeler ve yükselen iki minaresiyle büyüleyicidir.
- Gök Medrese: Aynı zamanda Sahibiye Medresesi olarak da bilinir. Mavi çinileriyle bezenmiş muhteşem taç kapısı ve eyvanıyla yine bir Selçuklu başyapıtıdır. Günümüzde Sivas Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir.
- Şifaiye Medresesi ve Buruciye Medresesi: 13. yüzyılda inşa edilen Şifaiye Medresesi, Anadolu’nun en büyük şifahanelerinden biridir. Yanı başındaki Buruciye Medresesi ise astronomi çalışmalarının yapıldığı bir bilim yuvasıydı. Bu iki medrese, Selçuklu’nun bilime ve sanata verdiği önemi gösterir.
- Ulu Cami: Danişmendliler döneminden kalma (12. yüzyıl), şehrin en eski camilerindendir. Sade ve etkileyici mimarisiyle dikkat çeker.
Gastronomi: Yayla Lezzetlerinin Otantik Durağı
Sivas mutfağı, yaylaların temiz havasında yetişen ürünlerle ve göçebe kültürünün izlerini taşıyan doyurucu yemeklerle doludur.
- Sivas Köftesi (Dövme Etli Ekmek): Coğrafi işaret tescilli bu özgün lezzet, özel baharatlarla hazırlanan kıymanın sac üzerinde pişirilip, lavaş ekmeğin içine dövülerek konulmasıyla yapılır. Adeta bir lezzet şölenidir.
- Madımak: Yöreye özgü bir bitki olan madımağın, soğan, et veya kavurma ile pişirilmesiyle yapılan geleneksel bir yemektir. Sivas mutfağının vazgeçilmezidir.
- Sivas Kebabı (Etli Ekmek): İncecik açılan hamurun üzerine kıyma, soğan ve maydanoz karışımı serilerek fırında pişirilir. Konya’daki etli ekmeğe benzer ama kendine has lezzeti vardır.
- Peskütan Çorbası (Tarhana): Sivas’a özgü bir tarhana çorbasıdır. Yoğurt, un ve çeşitli baharatlarla hazırlanan peskütan, kış aylarının vazgeçilmez ısıtıcısıdır.
Ritüeller ve Kutlamalar: Yaylalarda Hayat Bulan Gelenekler
Sivas’ın kültür hayatı, yaylalarda düzenlenen şenlikler ve milli günlerle renklenir.
- Aşık Veysel Kültür ve Sanat Festivali (Şarkışla): Her yıl Temmuz ayında düzenlenir. Türkiye’nin dört bir yanından aşıkların katıldığı, atışmaların, konserlerin ve çeşitli kültürel etkinliklerin düzenlendiği büyük bir şölendir.
- Yıldızeli Yayla Şenlikleri: Yıldızeli ilçesine bağlı yaylalarda yaz aylarında düzenlenir. Geleneksel yayla yaşamı, yöresel yemekler, halk oyunları gösterileri ve çeşitli yarışmalarla renkli bir panayır havasında geçer.
- Kangal Balıklı Kaplıca Festivali: Kangal ilçesindeki dünyaca ünlü sedef hastalığı tedavi merkezi olan balıklı kaplıcanın tanıtımı için düzenlenen bir festivaldir.
- 4 Eylül Sivas Kongresi Kutlamaları: Şehrin kurtuluş mücadelesindeki en önemli olayının yıl dönümü, her yıl büyük bir coşkuyla, törenler ve çeşitli etkinliklerle kutlanır.
İlçelerdeki Kültür ve Doğa Durakları
- Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası (UNESCO): Sivas’ın en görkemli mirası. 13. yüzyılda inşa edilen bu yapı, eşsiz taş işçiliğiyle “Anadolu’nun El Hamrası” olarak anılır. Kapılarındaki işlemeler, her biri birer sanat eseridir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndedir.
- Kangal Balıklı Kaplıca: Sedef hastalığının tedavisiyle ün salmış, içindeki küçük balıkların ölü derileri yediği doğal bir kaplıcadır. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çeker.
- Gürün Gökpınar Gölü: Suyunun berraklığı ve turkuaz rengiyle masal gibi bir göldür. Doğa harikası bu mekan, yüzme ve kamp yapmak için idealdir.
- Zara Tödürge Gölü: Sakin ve huzur dolu bir doğa güzelliği. Kuş gözlemciliği ve doğa yürüyüşleri için mükemmel bir yerdir.
Son Söz:
Sivas, size sadece tarihi bir ders kitabı sunmaz; aynı zamanda bir aşığın sazından yükselen hüzünlü bir türkü, bir medresenin kapısındaki bin yıllık bir nakışın ihtişamı, yaylalardaki temiz havanın ferahlığı ve dövme etli ekmeğin doyumsuz lezzetidir. Bu kadim şehir, kongre ruhunun ciddiyeti ile aşıkların sıcaklığını bir arada yaşatır. Sivas, Anadolu’nun ruhunu anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez, derin ve sıcak bir duraktır.

